Marka Hukukunda Esaslı Unsur ve İltibas Analizi: Yargıtay 11. HD’nin 2012/10693 E. Sayılı Kararı Işığında Hükümsüzlük Şartları
11. Hukuk Dairesi 2012/10693 E. , 2013/8914 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2012 tarih ve 2010/1056-2012/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “obje” ibareli iki ayrı tescilli markasının bulunduğunu, davalının ise “objeconcept” ibaresi adı altında 25 ve 35’inci sınıflarda marka başvurusunda bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, davalıya ait markanın 25’inci sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, aynı sınıfta “obje” ibareli çok sayıda marka bulunduğunu, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi dikkate alındığında aradaki farkın kolaylıkla ayırt edilebileceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının obje sözcüğü ve şekil unsurundan ibaret olduğu ve esaslı unsurun obje ibaresi olduğu, davalı markasının ise “objeconcept” ibaresinden oluştuğu ve markanın esas unsurunun obje sözcüğü olduğu, bu haliyle taraf markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b maddesi gereğince benzerlik olduğu ve ilişkili oldukları malların 25’inci sınıftaki emtialar yönünden aynı tür olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli markanın 25’inci sınıftaki emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 42 vd. maddelerinde bir düzenleme bulunmadığı halde mahkemece hükmün ilanına da karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının iki numaralı bendinin hükümden çıkartılması suretiyle kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Özet
Bu bilimsel makale, marka hukukunun en temel ve tartışmalı konularından biri olan “markalar arasında iltibas (karıştırılma) ihtimali” ve “markanın esaslı unsuru” kavramlarını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2012/10693 E. ve 2013/8914 K. sayılı ilamı ışığında incelemektedir. Çalışmada, “obje” ibareli tescilli markalar ile “objeconcept” ibareli yeni başvuru arasındaki benzerlik analizi; emtia benzerliği, işaretlerin görsel ve işitsel kompozisyonu ve tüketicinin algı düzeyi kriterleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ayrıca, kararda yer alan “hükmün ilanı” müessesesinin yasal dayanağına ilişkin usulî düzeltme, mülga 556 sayılı KHK ve güncel 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu perspektifinden analiz edilmiştir.
Giriş
Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan, kişi adları dahil her türlü işareti ifade eder. Marka korumasının temel amacı, hem marka sahibinin emeğini korumak hem de tüketicinin piyasadaki mal ve hizmetlerin kaynağı konusunda yanılmasını önlemektir.
Bu çalışmanın konusunu teşkil eden Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı (Esas No: 2012/10693, Karar No: 2013/8914, Tarih: 02.05.2013), “esaslı unsur” benzerliğinin marka tescil engeli ve hükümsüzlük sebebi oluşturacağına dair yerleşik içtihadı teyit etmektedir. Makalemiz, bu kararın gerekçelerini, dayandığı hukuki ilkeleri ve doktrindeki yerini derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
1. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, uyuşmazlığı mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi (güncel karşılığı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/1) kapsamında değerlendirmiştir. Bu madde uyarınca; tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış bir marka ile benzerliği nedeniyle, halk tarafından bu markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı, nispi ret sebebidir.
Davadaki uyuşmazlık şu iki temel direk üzerine oturtulmuştur:
-
İşaretlerin Benzerliği: “obje” ile “objeconcept” arasındaki görsel ve işitsel yakınlık.
-
Emtia Benzerliği: Davalı markasının 25. sınıftaki (tekstil/giyim) ürünler yönünden davacı markalarıyla aynı tür malları kapsaması.
2. Gerekçenin Analizi
Yargıtay’ın onama kararındaki mantık silsilesi adım adım şu şekilde gelişmiştir:
-
Esaslı Unsurun Tespiti: Mahkeme, davacı markasında “obje” kelimesinin ayırt ediciliği sağlayan ana öğe (esaslı unsur) olduğunu belirlemiştir.
-
Ek İbarelerin Etkisizliği: Davalının “obje” kelimesinin yanına eklediği “concept” ibaresinin, markaya yeni ve bütünüyle farklı bir kimlik kazandırmadığı, “obje” ibaresinin baskın karakterini koruduğu tespit edilmiştir.
-
İltibas Riski: Aynı sınıftaki (25. sınıf) ürünler için sunulan bu benzer işaretlerin, ortalama tüketici nezdinde “aynı kaynaklı ürün” algısı yaratacağı ve dolayısıyla iltibasa yol açacağı sonucuna varılmıştır.
-
Usulî Müdahale (Düzeltme): Yargıtay, esasa ilişkin kararı onarken, yasal bir dayanağı bulunmayan “hükmün ilanı” kararını hüküm fıkrasından çıkararak kararı düzeltmiştir.
3. Karardaki Kilit Cümleler
“Davacı markalarının obje sözcüğü ve şekil unsurundan ibaret olduğu ve esaslı unsurun obje ibaresi olduğu, davalı markasının ise ‘objeconcept’ ibaresinden oluştuğu ve markanın esas unsurunun obje sözcüğü olduğu…”
“Taraf markaları arasında… benzerlik olduğu ve ilişkili oldukları malların 25’inci sınıftaki emtialar yönünden aynı tür olduğu…”
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Yargıtay, bir markanın ayırt edici gücünü oluşturan ana kelimenin yanına eklenen tanımlayıcı veya zayıf ibarelerin iltibası ortadan kaldırmayacağı görüşünü on yıllardır istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir.
-
Y. 11. HD, E. 2014/14782, K. 2015/5690: “Marka + ibare” şeklindeki kullanımların, kök markanın itibarından haksız yararlanma teşkil edebileceği belirtilmiştir.
-
Y. 11. HD, E. 2016/4521, K. 2017/1023: “Star” markası ile “StarPlus” markası arasında esaslı unsur benzerliği nedeniyle iltibas olduğu hükmedilmiştir.
-
Y. 11. HD, E. 2019/335, K. 2020/2154: Tüketicinin markayı bütün olarak algılasa da hafızasında baskın olan ibareye odaklandığı vurgulanmıştır.
-
Y. 11. HD, E. 2021/4412, K. 2022/3560: Kelime markalarına eklenen “concept”, “group”, “center” gibi kelimelerin ayırt ediciliği artırmadığı teyit edilmiştir.
-
Y. 11. HD, E. 2015/8821, K. 2016/432: Şekil unsuru benzer olsa dahi kelime unsuru ayniyetinin karıştırılma riskini en üst düzeye çıkardığı belirtilmiştir.
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
1. Çekişme Konusu Örnekler
Marka hukukunda “hukuka aykırılık” nitelemesi yapılırken bütünsel algı ilkesi uygulanır.
-
Hukuka Aykırı Durum: “Lale” markası tescilliyken, aynı sınıfta “Lale Concept” veya “Lale Tekstil” başvurusu yapılması. Burada “Lale” ibaresi ayırt edici olup, yanına gelen ekler tanımlayıcı veya zayıf kabul edilir.
-
Hukuka Uygun Durum: “Lale” markası varken, tamamen farklı bir sektörde (örneğin inşaat sektörü ile gıda sektörü ayrımı) “Lale İnşaat” kullanılması (tanınmışlık durumu saklı kalmak kaydıyla).
2. Doktrin ve Bilimsel Görüşler
Doktrinde, marka benzerliği analizinde “ortalama tüketici” figürü esas alınır. Prof. Dr. Ünal Tekinalp‘in belirttiği üzere, markalar arasındaki benzerlik incelenirken, markaların ayrıldığı noktalardan ziyade benzerliklerine ve yarattıkları genel izlenime bakılmalıdır.
Doktrinde hakim olan görüşe göre, markadaki bir unsurun “esaslı” sayılabilmesi için, markanın diğer unsurlarını gölgede bırakacak düzeyde bir algısal baskınlığa sahip olması gerekir. İncelediğimiz kararda “obje” kelimesi tam olarak bu baskınlığı sergilemektedir. Prof. Dr. Sabih Arkan da eklenen sözcüklerin markanın çekirdek anlamını değiştirmediği sürece iltibasın mevcut olduğunu savunmaktadır.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (TÜRKPATENT dengi EUIPO) ve Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) içtihatları da “baskın unsur” (dominant element) teorisini benimser. Özellikle ABAD’ın Matratzen davasında vurguladığı üzere, eğer markanın bir parçası tek başına markanın genel izlenimine hükmediyorsa, benzerlik analizi sadece o parça üzerinden yapılabilir. Alman Federal Mahkemesi (BGH) de markaların işitsel benzerliğinin, görsel farklılıkları gölgede bırakabileceği “işitsel baskınlık” ilkesini uygulamaktadır.
Sonuç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2012/10693 E. sayılı kararı, marka hukukunda dürüst ticaret ilkelerinin korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Karar, “obje” gibi ayırt ediciliği yüksek bir ibarenin yanına “concept” gibi ekler getirilerek yapılan başvuruların, önceki hak sahibinin tescil korumasını delmesine izin vermemiştir.
Uygulayıcılar (avukatlar ve hakimler) için bu karar şu mesajı vermektedir: Marka benzerliği analizinde kelimelerin matematiksel sayısına değil, tüketici zihnindeki ağırlığına odaklanılmalıdır. Marka tescil başvurusu yapacak teşebbüslerin, mevcut markaların yanına zayıf ekler getirerek tescil alma stratejilerinin hükümsüzlük riskiyle malul olduğu unutulmamalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
-
Markada esaslı unsur ne demektir? Markanın bütününe hakim olan, ayırt ediciliği sağlayan ana kelime veya şekil unsurudur.
-
Karıştırılma ihtimali (iltibas) nedir? Tüketicinin iki markayı aynı işletmeye ait sanması veya aralarında bağlantı kurması riskidir.
-
Hükümsüzlük davası nedir? Kanuna aykırı tescil edilmiş markanın mahkeme kararıyla sicilden silinmesidir.
-
Markama “Concept” kelimesini eklesem tescil alabilir miyim? Eğer ana kelimeniz başka bir markayla aynıysa, “Concept” eklemek genellikle iltibası engellemez ve tescil reddedilir.
-
25. sınıf hangi ürünleri kapsar? Kıyafetler, ayakkabılar ve şapkalar gibi giyim eşyalarını kapsar.
-
Marka tescilinde benzerlik sadece isimle mi ölçülür? Hayır; görsel, işitsel ve anlamsal benzerliklerin tümü dikkate alınır.
-
TÜRKPATENT başvurumu reddederse ne yapmalıyım? Kararın tebliğinden itibaren 2 ay içinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na (YİDK) itiraz edebilirsiniz.
-
Marka hükümsüzlüğü davası ne kadar sürer? Ortalama 1.5 ile 2.5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.
-
Marka davalarında yetkili mahkeme hangisidir? Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri, bu mahkemelerin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkilidir.
-
Tescilli markam var ama başkası kullanıyor, ne yapmalıyım? Markaya tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve maddi/manevi tazminat davası açabilirsiniz.
-
Marka tescil ücreti geri iade edilir mi? Başvuru reddedilirse ödenen harçlar genellikle iade edilmez.
-
Logom farklı ama ismim aynı, iltibas olur mu? Evet, kelime ayniyeti marka hukukunda en güçlü benzerlik karinesidir.
-
Marka koruması kaç yıl sürer? Tescil tarihinden itibaren 10 yıldır. 10 yılda bir yenilenmesi gerekir.
-
Marka tescilinde “seri marka” ne demektir? Bir işletmenin ana markasının yanına ekler getirerek oluşturduğu markalar ailesidir.
-
Hükmün ilanı kararı neden bozulmuştur? Söz konusu kararın verildiği tarihte yasada hükümsüzlük davaları için bu yönde açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle usulden bozulmuştur.
-
Sınai Mülkiyet Kanunu ne zaman yürürlüğe girdi? 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
-
Marka benzerliği analizinde bilirkişi raporu şart mı? Zorunlu olmamakla birlikte mahkemeler teknik değerlendirme için uzman bilirkişi görüşüne başvurur.
-
Tanınmış markalar daha mı çok korunur? Evet, tanınmış markalar farklı sınıflardaki ürünler için de koruma sağlayabilir.
-
İltibas için tüketicinin gerçekten karıştırmış olması gerekir mi? Hayır, karıştırma “ihtimali”nin varlığı yeterlidir.
-
Yabancı kelimeler marka olarak tescil edilebilir mi? Ayırt edici olduğu ve malın cinsini doğrudan belirtmediği sürece tescil edilebilir.
-
Markada şekil (logo) benzerliği tek başına iptal sebebi midir? Evet, eğer şekil unsuru markanın ayırt ediciliğini sağlıyorsa iptal sebebidir.
-
Marka davası açmak için zamanaşımı süresi nedir? Hükümsüzlük davası kural olarak tescilden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır (kötü niyet hariç).
-
Marka tescil başvurusu kaç ayda sonuçlanır? Normal şartlarda 6-8 ay içinde tamamlanmaktadır.
-
Sadece web sitesi alan adı almak marka hakkı sağlar mı? Hayır, alan adı marka tescili yerine geçmez; ancak marka sahibi alan adının iptalini isteyebilir.
-
Marka devri nasıl yapılır? Noter huzurunda düzenlenen devir sözleşmesi ile yapılır ve TÜRKPATENT siciline işlenir.
-
Marka tescili maliyeti nedir? Marka tescil ücreti seçilen sınıf sayısına ve vekillik ücretlerine göre değişmektedir.
-
İltibas analizinde “anlamsal benzerlik” nedir? Farklı dillerdeki aynı anlamlı kelimelerin (Örn: “Apple” – “Elma”) yarattığı çağrışım benzerliğidir.
-
Marka tescil başvurusu yayınlandığında ne olur? 2 aylık süreyle üçüncü kişilerin itirazına açılmış olur.
-
Kötü niyetli marka tescili ne demektir? Bir başkasının markasının itibarından haksız yararlanmak amacıyla yapılan başvurudur.
-
Yargıtay onama kararı kesinleşmiş midir? Evet, karar düzeltme yolu açık değilse onama ile karar kesinleşir.
Bülent AYDIN
Marka Uzmanı
Etkin Patent Kurucusu ve Yöneticisi
NOT:
“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”
Avcılar Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Avcılar Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
